Artırılmış Gerçeklik Lensi

Mojo-Lens_bigumigu-1300x680

Artırılmış gerçeklik gözlükleri işe yarar araçlar olmalarına rağmen dışarıdan bakıldığında kullanıcının tuhaf görünmesine neden oluyorlar. Kaliforniya’dan Mojo Vision adlı startup, Mojo Lensadlı artırılmış gerçeklik kontak lensini geliştirerek bu soruna çözüm buldu.

mojo-lens_bigumigu_5

Mojo Lens, şirket tarafından “şimdiye kadar yapılmış en küçük ve en yoğun dinamik ekran” olarak tarif ediyor. Şu anda lensin çalışan bir prototipi hazır durumda ve geliştirme süreci de devam ediyor. Kullanıcının gerçek dünya görüşü üzerine bindirilen hareketli metin ve grafikler, 14.000 ppi’nin (Pixel-per-inch/İnç başına düşen piksel) üzerinde bir piksel aralığında. Ayrıca 200 milyon psi’nin (Pixels per square inch/İnç kare başına piksel) üzerinde bir piksel yoğunluğuna sahip.

Lensin içinde ayrıca “bilgisayar görüşü için optimize edilmiş dünyanın en yüksek güç verimliliğine sahip görüntü sensörü”, bir radyo vericisi / alıcısı ve hem kullanıcının göz hareketlerini izleyen hem de MicroLED ekranı stabilize eden hareket sensörleri bulunuyor. Mevcut prototip kablosuz olarak şarj olabiliyor. Yine de Mojo Vision şarj başına bir tam günlük kullanım için lense ince bir pil yerleştirmeyi planlıyor.

Mojo Vision, dışarıdan görülmemesi ve kullanıcının hareketlerinde de herhangi bir tuhaflığa yol açmaması nedeniyle bu kontak lens teknolojisinin adını Invisible Computing koymuş. Artırılmış gerçeklik gözlüklerinde olduğu gibi görüntülenen bilgiler küçük giyilebilir bir aktarma cihazı ile kullanıcının akıllı telefonundan iletiliyor. Bu bilgiler kısa mesajlar, adım adım gezinme ipuçları, sunumlar için konuşma noktaları veya makinelerin onarımı için talimatlar gibi şeylerden oluşabilir.

Mojo-Lens_bigumigu_2

Mojo Vision Ürün ve Pazarlama Başkan Yardımcısı Steve Sinclair’a göre lensin hazır olduğunu söylemek ve fiyattan bahsetmek şu anda olası değil. İlk jenerasyon lensin piyasaya çıkması birkaç yıl alabilir. Ayrıca FDA tarafından onay alması ve belgelendirilmesi de gerekiyor. Lens hayata geçtiği takdirde, makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı) ve benzeri hastalıklar nedeniyle görme kaybı yaşayan insanların da hayatını iyileştirebilecek.

6 Saniyelik Videolar Byte İle Geri Döndü

byte-app-598_640x500

Vine seven kullanıcılara güzel bir haber kurucularından geldi. Dom Hofmann uzun süredir üzerinde çalıştığı 6 saniyelik video formatlı yeni sosyal medya uygulaması Byte’ı duyurdu.

6 saniyelik video formatıyla ünlenen ve sosyal medya alanında birçok fenomenin doğmasına sebep olan Vine uygulaması Twitter satın almasından bir süre sonra kapatılmıştı. Dünya çapında bir çok kullanıcısı olan uygulamanın kapatılması sevenlerini oldukça üzmüştü.

Henüz Türkiye uygulama mağazasında yer almayan uygulama Amerika’da kullanıma açıldı. Yakın bir zamanda Türkiye ve birçok uygulama mağazasına gelecek olan uygulama genel kullanım olarak son zamanların en popüler uygulaması TikTok’a benzemesiyle dikkat çekiyor. Anlaşılan TikTok, video içerik platformlarının kullanım alışkanlıklarını oldukça değiştirmiş.

ekran-resmi-2020-01-25-132132-686

 

Uygulama, Vine kurucularından Rus Yusupov’un Twitterda paylaştığı görsellere göre hem Twitter trendlerde hem de AppStore’da kısa sürede oldukça popüler hale gelmiş.

Screenshot_1

Vine, sosyal medya alanında etkisi çok büyük bir uygulama olmuştu. Video tüketim alışkanlığını değiştiren Vine sonrasında bir çok uygulama ortaya çıktı fakat bir çoğu başarılı olamamıştı. Aynı vizyondaki deneyimli ellerden çıkan Byte, Vine gibi popülerliğe kavuşabilecek mi ilerleyen dönemde göreceğiz.

Google’ın Yeni Chatbotu Meena, Tıpkı Bir İnsan Gibi Konuşabiliyor

google2.0.0

Siri ve Alexa gibi sesli asistanlar, gündelik yaşamımızı önemli ölçüde kolaylaştırmasına rağmen hala optimum seviyede değiller; ancak Google, Meena adı verilen yeni sohbet botunun herhangi bir yapay zekalı dijital asistandan veya chatbot’tan daha doğal ve gerçekçi sohbet edebileceğini iddia ediyor.

Sanal asistan sektörü son yıllarda hiç olmadığı kadar çetin bir rekabete sahne oluyor. Apple, Amazon ve Google, birbirlerine üstünlük sağlamak için olağanüstü bir mücadele veriyor. Siri, Alexa ve Google Asistan, yetenekleri ile göz doldursalar da hala bir insan kadar akıcı sohbet edemiyorlar. Fakat Google, Meena adını verdiği yeni sohbet botunun, sizinle dünyadaki herhangi bir şey hakkında akıcı bir şekilde konuşabileceğini iddia ediyor. Tıpkı herhangi bir insan gibi.

ABD’li şirket, Meena’nın konuşma sinirsel ağının 2,6 milyar parametreye sahip olduğunu söylüyor. Konuşma botunun, şu an piyasadaki herhangi bir chatbot’tan daha iyi sohbet edebileceğini belirten Google, Meena’yı 40 milyar kelime ya da diğer bir deyişle sosyal medya paylaşımları da dahil olmak üzere toplam 341 GB metin verisi ile eğittiğini ifade ediyor.

Google ayrıca bir konuşmanın veya yanıtın ne kadar mantıklı ve spesifik olduğunu ölçmek için Hassasiyet ve Özgüllük Ortalaması (SSA) adlı yeni bir matris tasarladı. ABD’li teknoloji devinin sohbet botları üzerindeki ilk ciddi çalışmaları, 2015 yılına dayanıyor. Google, o zamandan beri bir konuşmanın bağlamını daha iyi anlamak için birçok dil modeli geliştirdi.

Öte yandan, Amazon ve Microsoft gibi şirketler de yapay zekaya daha fazla hakim olmak için çok önemli bir çaba sarf ediyor. Örneğin; 2018’de Microsoft, Cortana’yı geliştirmek için Berkeley merkezli yapay zeka start-up’ı Semantic Machines’i satın almıştı. Google, yeni sohbet botu Meena’nın kaynak kodlarını paylaşmayı tercih etmedi; ancak bu durum gelecekte değişebilir.

 

Virtual Try On özelliği YouTube’dan sonra Pinterest’e geldi

pinterest

Kullanıcılar, Virtual Try On özelliği ile Estée Lauder, Sephora, bareMinerals, Neutrogena, NYX Professional Makeup, YSL Beauté, Lancôme ve L’Oréal’in Urban Decay markasından alışveriş yapabilecek.

pinterest-virtual-try-on-55_640x500

Geçtiğimiz yılın Haziran ayında YouTube’un yeni AR reklam modeli “Virtual Try On”u duyurmasının ardından Pinterest de Virtual Try On özelliğini yayına aldığını duyurdu. Şimdilik sadece ruj için geçerli olan özellik sayesinde kullanıcılar, Estée Lauder, Sephora, bareMinerals, Neutrogena, NYX Professional Makeup, YSL Beauté, Lancôme ve L’Oréal’in Urban Decay markasından alışveriş yapabilecek.

Virtual Try On’u test etmek isteyenlerin, ilk olarak Pinterest’in Lens özelliğini açarak arama yapması gerekiyor. Ardından kullanıcılar “Dene” butonuna basarak rujun farklı renklerini artırılmış gerçeklik filtresi olarak deneyimleyebiliyor.

Pinterest, Virtual Try On kapsamında cildinizi kusursuz gösteren filtreler kullanmadığını belirtiyor. Bu sayede test ettiğiniz ruj renklerinin gerçekten size yakışıp yakışmayacağını önceden  görme şansınız oluyor. Ayrıca özelliğin, Pinterest’in ten renkleri özelliğiyle entegre. Bu sayede kullanıcılar, kendi ten renkleriyle uyumlu ruj renklerini kolayca keşfedebiliyor.

try-on-slide-skin-tone-cta-device-1-522

Pinterest’in Virtual Try On özelliğini makyaj malzemelerinden ruj ile yayına almasının sebebi ise platformda en çok aratılan kozmetik ürünün ruj olması. Bunun bir diğer sebebi de teknolojik olarak  artırılmış gerçeklik oramında ruj denenmesinin diğer makyaj ürünlerine kıyasla daha kolay olması. Yine de Pinterest, önümüzdeki dönemde Virtual Try On kapsamında daha farklı kozmetik ürünlerinin ve kategorilerinin kullanıcılara açılacağını belirtiyor.

Şimdilik sadece ABD kullanıcıları tarafından erişilebilen Virtual Try On özelliği Android ve iOS mobil uygulamalarında yayına alındı. İlerleyen süreçte özellik, küresel olarak birçok platformda kullanıcıların ilgisine sunulacak.

Spotify, Hikayeler Özelliğini Test Ediyor

spotify_75x75

Neredeyse tüm sosyal medya platformlarının sahip olduğu hikayeler özelliği, şimdi de Spotify’a geliyor. Şu an için sadece bir sosyal medya fenomeni tarafından kullanılabilen özellik, ilerleyen dönemlerde tüm Spotify aboneleri tarafından aktif olarak kullanılabilecek.

Spotify’ın söz konusu yeni özelliği, ilk olarak “Snapchat” tarafından kullanıcılara sunulan ve sonradan diğer platformların özelliği kopyalayıp, Snapchat’i adeta yok ettikleri “hikaye” özelliği. Böylelikle Spotify kullanıcıları, müzik uygulamasında da hikaye oluşturup paylaşabilecekler. Bu hikayeler, kullanıcıların çalma listelerini tanıtmalarına yardımcı olacak.

Spotify’ın hikaye özelliği, şu anda sadece tek bir kullanıcı tarafından deneyimlenebiliyor. Bu kişi, 2.33 milyon YouTube abonesi olan Summer Mckeen isimli bir sosyal medya fenomeni. Mckeen’in paylaştığı Spotify’ın ilk hikayeleri, Mckeen tarafından oluşturulan bir çalma listesinin tanıtımı şeklinde karşımıza çıkıyor. Sosyal medya fenomeni hikayelerde hem kendi görüntüsünü paylaşabiliyor hem de çalma listesindeki kliplerden sahneler verebiliyor.

Spotify’ın hikayeler özelliği, çalma listelerine girildiği zaman diğer platformlardan alışmış olduğumuz dairesel bir tasarımın içerisinde bulunuyor. Bu dairesel bölüme dokunulduğunda, liste sahibi tarafından oluşturulmuş olan hikayeleri görüntüleyebiliyorsunuz. Aslına bakacak olursak Spotify’ın hikaye özelliğinin, diğer platformlardaki hikaye özelliklerinin birebir aynısı olduğunu söyleyebiliriz.

spotify_storied

 

Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre platforma eklenecek olan hikayeler özelliği, Spotify kullanıcılarının yeni müzikler keşfetmesi için önemli bir aracı olacak. Böylelikle kullanıcılar, önemsedikleri isimlerin tavsiye ettiği çalma listelerini ve şarkıları daha kolay bir şekilde keşfedebilecekler.

Twitter, iMessage’dan İlham Alan Emoji Reaksiyon Özelliğini Yayınladı

tw_75x75

Twitter, iPhone’lar arası mesajlaşma uygulaması iMessage’dan ilham alan yeni özelliğini yayınladı. Kullanıcılar bundan sonra mesajların üzerine uzun basarak, emoji ile reaksiyon verebilecek.

Twitter, bir süredir üzerinde çalıştığı emoji reaksiyon özelliğini, Android ve iOS kullanıcılarının beğenisine sundu. Söz konusu yenilik, size gönderilen bir mesajın üzerine iki kere basarak emojilerle tepki verebilmenizi sağlıyor.

twitter-emoji

Twitter’ın yeni özelliği, iPhone’lar arası mesajlaşma uygulaması iMessage’ın ‘Tapback’ özelliğinden ilham alıyor. Ayrıca Facebook’un ifadeler özelliğine de fazlasıyla benzediğini söylemek mümkün. Twitter, mesajlaşma kısmında yaptığı bu yenilikle kullanıcıların platformda kalma süresini artırabilir.

Google, Şimdiye Kadarki En Kapsamlı Beyin Taramasını Yayınladı

google2.0.0

Google ve Janelia Araştırma Kampüsü’ndeki bilim insanları, şimdiye kadar yapılan en ayrıntılı beyin taramasını yayınladılar. Uygulanan yöntemle, çok küçük ölçekteki belirli bir nöron grubu kapsamlı olarak haritalanabiliyor.

Google ve Janelia Araştırma Kampüsü’ndeki araştırmacılar şimdiye kadarki en büyük, en ayrıntılı beyin taraması çalışmalarını yayınladı. Proje, bir meyve sineğinin beyninin yaklaşık üçte birindeki, 20 milyondan fazla sinaps içeren 25 binden fazla nöron için ayrıntılı haritalama içeriyor.

Yapılan tarama, alışık olduğumuz türden bir beyin taraması değil. Bilim insanları, sinekleri küçük MRG’lere bağlamadı. Sineklerin beyinlerini, 20 mikron kalınlığındaki katmanlar halinde dilimlediler ve her katmanı elektron bombardımanına tuttular. Elde edilen veriler daha sonra trilyonlarca 3D pikselden oluşan bir 3D görüntü üretmek için kullanıldı.

Bilim insanlarının tarama için meyve sineklerini seçmelerinin nedeni, beyin yapılarının önceki örneklere kıyasla inanılmaz derecede karmaşık olması. Ayrıca araştırmayı yönetilebilir hale getiren, küçük boyutta bir beyinleri var. Meyve sinekleri, diğer küçük hayvanların aksine yerleşik navigasyon sistemlerine sahipler ve kur dansları gibi üst düzey davranış özellikleri sergiliyorlar. Yani pek çok canlıdan daha küçük boyutlarda olmalarına rağmen daha akıllılar.

beyin taraması

Milyonlarca 3D görüntüyü birleştirmek oldukça zorlu bir görev. Google araştırmacıları, yapay zekanın yardımına rağmen sanal gerçeklikteki sinapsları izlemek için iki yıldan fazla sürede yüz binlerce saat harcadılar. Aslında buradaki asıl nokta görüntülerin, sineklerin beyinlerindeki rastgele nöronları içermemesi. Bu spesifik gruplamalara, konektomi alanına göre “konektomlar” deniyor. Ayrıca haritalar varsayımsal olarak beyinler için bağlantı şemalarını içeriyor ve teorik olarak doğru harita ile davranışsal etkinlik izlenebiliyor.

Google ve Janelia Araştırma Kampüsü’ndeki bilim adamları, söz konusu projeyi oluşturmak için gereken kaynakları sağlayamayan kurumlar ve kişiler için projenin tamamını açık kaynaklı olarak yayınladılar. Ayrıca ekip; verileri, görüntüleri, videoları ve diğer bilgileri herkes için kolayca erişilebilir ve profesyonel araştırmacılar tarafından kullanılabilir hale getirecek şekilde özenle biçimlendirdi.

Paris’teki Müzelerde Bulunan 321.178 Eser İnternete Açıldı

Screenshot_1

Paris Musées bünyesindeki müzelerde yer alan 300.000’i aşkın eser, yüksek çözünürlüklü olarak internet üzerinden erişime açıldı.

Paris sayısız başyapıta ev sahipliği yapan bir sanat şehri. Şehirdeki 14 önemli müzeyi kendi çatısı altında toplayan Paris Musées adlı kurum, bu başyapıtlara tüm dünyanın erişebilmesini sağladı. Eserler yüksek çözünürlüklü olarak tarandı ve internete yüklendi. Dolayısıyla artık Goya, Monet, Cézanne ve diğer yüzlerce sanatçının eserlerinin yüksek çözünürlüklü dijital versiyonunu görmeniz ve kendi bilgisayarınıza indirmeniz mümkün.

Paris-Musées_bigumigu_4-768x513

Paris-Musées_bigumigu_1-768x576

Paris Musées’in internet sitesine resimler, fotoğraflar ve madeni paralar dahil olmak üzere 321.178 sanat eseri yüklendi. Bu görsellerin 150.000’inden fazlası telifsiz ve kullanıcılar bu görselleri yüksek çözünürlüklü (300 DPI) olarak indirebilliyor. Paris Musées bu görsellerin ticari, finansal, yasal veya teknik sınırlama olmaksızın herkesçe serbest bir şekilde kullanılabileceğini garanti ediyor. Diğer sanat eserlerinin görselleri ise görüntülenebiliyor, ancak yüksek çözünürlükte indirmeye kapalı. Kullanıcılar müzenin kataloğu üzerinden eserleri görebiliyor veya özel olarak derlenmiş sanal sergileri görüntüleyebiliyor.

Paris-Musées_bigumigu_9-768x574

Paris-Musées_bigumigu_11-768x1089

Wikipedia, Türkiye’de Tekrar Erişime Açıldı

Wikipedia_logo

29 Nisan 2017’de erişime kapatılan Wikipedia, aradan geçen 2 yıl 9 ayın ardından kuruluş yıldönümü olan 15 Ocak 2020’de Türkiye’de yeniden erişime açıldı. BTK, alınan hukuki kararların sonucunda erişim yasağını kaldırdı.

Wikipedia, Türkiye’de 29 Nisan 2017’de erişime kapatılmıştı. Erişim engeli için gösterilen gerekçe ise Türkiye’nin bazı terör örgütleriyle ilişkilendirildiği maddelerin yazılmasıydı. İnternet ansiklopedisinin bağlı olduğu Wikimedia Vakfı ile bakanlıklar arasında yapılan ilk görüşmeler ise olumlu sonuç vermemişti. Elbette görüşmeler ve Türkiye’deki hukuksal süreç işlemeye devam etti.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), herhangi bir hukuki engelin kalmaması sonucunda Wikipedia’ya ilişkin 2 yıl 9 aydır yürürlükte olan erişim engeli kararını kaldırdı. Bir başka deyişle Wikipedia ya da Türkçe adıyla Vikipedi, artık Türkiye’de yasaklı bir site değil.

Özlemiştik, aramıza yeniden hoş geldin Wikipedia!

Türkiye’nin Otomobili’nin Sergileneceği İlk Fuar Açıklandı

yerli-otomobil-logosu-

Uzun bir çalışmanın ardından beş şirketin oluşturduğu bir konsorsiyum olan Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) tarafından tarafından geliştiren yerli ve elektrikli otomobil, etkileyici tasarımının yanı sıra teknolojik özellikleri ile de takdir toplamıştı.

2022 yılında üretim bandına sokulacak olan Türkiye’nin Otomobili için tanıtım çalışmalarına devam eden TOGG, arabadan ziyade bir teknoloji ürün olarak tanımladığı aracı 24 – 27 Şubat tarihlerinde İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenecek olan Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC) sergileyecek.

türkiyenin otomobili

Türkiye’nin Otomobili, daha önce Las Vegas’ta düzenlenen tüketici elektroniği fuarı CES 2020’de tanıtılmıştı. Katıldığı panelde konuşan TOGG CEO’su Karakaş, yerli otomobilin özelliklerini ve Türk otomotiv endüstrisinin yaşayacağı dijital dönüşümle ilgili kendisini dinleyen kalabalığa bilgi vermişti.

Türkiye’nin Otomobili’nin kanlı canlı tanıtılacağı ilk fuar olan Mobil Dünya Kongresi 2020, 24-27 Şubat tarihleri arasında İspanya’nın Barcelona kentinde gerçekleşecek.