Google, Akciğer Rahatsızlıklarını İnsandan Daha İyi Tespit Eden Bir Yapay Zeka Geliştirdi

google2.0.0

Akıllı telefondan otomotive, askeriyeden sağlığa kadar pek çok sektöre hayat veren yapay zeka (AI), insanlığın önündeki birçok engeli aşacak bir potansiyele sahip. Bu potansiyelin farkında olan şirketlerden biri olan Google, yapay zeka alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi.

Teknoloji devi, insanların göğüs röntgenlerindeki dört önemli bulguyu tespit etmek için bir yapay zeka algoritması geliştirdi. Google araştırmacıları tarafından tasarlanan model, pnömotoraks (akciğer sönmesi), kitle, kırık ve opasite (nodül) olmak üzere dört temel akciğer rahatsızlığını tespit edebiliyor. Dünyaca ünlü bilim dergisi Nature’da yayınlanan araştırmaya göre, binlerce röntgen görüntüsü kullanılarak eğitilen AI algoritması, radyolog düzeyinde performans gösteriyor.

google rontgen

Google’ın çatı şirketi Alphabet’e bağlı yapay zeka girişimi DeepMind tarafından da desteklenen çalışma kapsamında, Hindistan merkezli hastane zinciri Apollo Hospitals’ten 600.000’den fazla röntgen görüntüsü elde edildi. Araştırmacılar, her bir X-ışını ile ilişkili radyoloji raporlarını kullanarak metin tabanlı bir sistem geliştirdiler ve daha sonra Apollo Hospitals tarafından sağlanan veri setinden 560.000’den fazla görüntüyü analiz ettiler.

Google araştırmacıları, geliştirdikleri yapay zeka algoritmasının, doktorların röntgen görüntülerinde kolayca göremedikleri bulguları hızlı bir şekilde tespit edebildiğini söylüyor. Modellerin radyologlar tarafından sıklıkla kaçırılan bulguları belirlediğini belirten şirket, bazı durumlarda ise doktorların yapay zekadan çok daha iyi tespit yaptığını aktardı. Bu nedenle, hem AI sistemlerinin hem de doktorların becerilerini birleştiren modeller geliştirilmesi gerektiğini ifade eden araştırmacılar, AI uygulamalarının tıbbi görüntü yorumlamada muazzam bir potansiyele sahip olduğunu aktardı.

Instagram, 13 Yaşından Küçüklerin Platformu Kullanmasını Yasakladı

instagram-

Dünyanın en popüler sosyal medya platformlarından Instagram, 13 yaşından küçük kullanıcıların uygulamayı kullanmasını resmen yasakladı. Facebook çatısı altında faaliyet gösteren şirket, yeni kullanıcılardan doğum tarihlerini girmelerini isteyecek.

Bugün, 1 milyardan fazla kullanıcıya ev sahipliği yapan Instagram, çocukların sosyal medyanın olumsuz taraflarından korunması adına çok önemli bir adım attı. Bugünden itibaren platforma kaydolmak isteyen kullanıcılarından doğum tarihlerini girmelerini isteyecek olan şirket, 13 yaşından küçük kullanıcıların Instagram hesabı açmasını engelleyecek; ancak mevcut kullanıcılara yaşları sorulmayacak.

ig birthday

 

 

Kullanıcılar için gizlilik kontrollerini artıran, yalnızca takip ettiğiniz kişilerin size mesaj göndermesine, sizi bir gruba eklemesine veya Hikayenizi yanıtlamasına izin verebileceğiniz yeni bir gizlilik seçeneği sunuyor.
Yaş kontrolünün platforma neden bu kadar geç geldiği konusunda açıklamalarda bulunan bir Instagram sözcüsü, “İnsanların bize yaşlarını söylemelerini istemedik çünkü Instagram’ın, kimliğine bakılmaksızın herkesin kendilerini tam olarak ifade edebileceği bir yer olmasını istedik.” ifadelerini kullanıyor.

Facebook’tan Kullanıcıları Sevindirecek Sürpriz İş Birliği

fb_logo

Kullanıcılara daha iyi bir ortam sağlamak isteyen Facebook, çalışmalarına devam ediyor. Başka şirketlerle de anlaşmalar sağlayan firma, bu sefer Google ile iş birliği yaptı. Daha önce WhatsApp sohbetlerinin Google Drive‘da yedeklenmesi için anlaşan iki firma, Facebook Messenger üzerindeki fotoğraflar ve videolar için de el sıkıştı.

Özel geliştirilen bir araçla yapılacak işlem, kullanıcıların kolaylığı için tasarlandı. Birkaç basit adımla fotoğraf ve videolar Google Fotoğraflar’a yedeklenecek. Böylelikle kullanıcılar fotoğraf arşivinin tamamına tek yerden ulaşabilecek.

Ayrıca Facebook kullanıcıları hesaplarını kapatsa ya da erişimi kaybetse dahi fotoğraf ve video arşivine kolayca ulaşabilecek. Kullanıcıların eski verileri için tekrardan Facebook hesabına giriş yapmasına gerek kalmayacak.

Google tarafından sağlanan yedekleme hizmeti sadece Facebook ile sınırlı kalmayacak. Apple, Facebook, Microsoft ve Twitter tarafından geliştirilen bir projeyle, bu firmalara ait hizmetlerin ortak noktada yedeklenmesi mümkün olacak. Böylelikle kullanıcılar birçok farklı hesabın verisine tek yerden erişecek.

Facebook ve Google iş birliği için yapılan duyuruda başka servislerde de yedekleme yapılabilmesi için çalışmaların sürdüğü belirtildi. Gelecekte kullanıcılar dilerse iCloud ya da OneDrive’ı bu işlem için kullanabilecek.

Bu özellik ilk başta İrlanda’da kullanılabilir olacak. 2020’nin başında da dünyanın her yerinden kullanılabilir hale gelecek.

Google Fotoğraflar Uygulamasına Mesajlaşma Özelliği Geliyor

google photos

Google’ın kullanıcılara sunduğu birçok hizmetinden bir tanesi olan Google Fotoğraflar, yepyeni bir özelliğe kavuşuyor. Fotoğraf ve video saklama uygulamasına mesajlaşma özelliği de geliyor.

Google Play Store’da 1 milyardan fazla yüklenme sayısına sahip olan Google Fotoğraflar, mesajlaşma özelliğine kavuşuyor. Uygulamayı tam teşekküllü bir mesajlaşma servisine çevirebilecek olan bu özelliğin asıl amacıysa belli kişilerle fotoğraf paylaşımını daha kolay hale getirmek.

Gelecek olan yeni özellikle birlikte, tek bir fotoğraf için albüm oluşturmak yerine direkt olarak birine gönderebilecek ve gizli bir konuşma başlatabileceksiniz. Birisi sizinle bir fotoğraf ya da video paylaştığında ise bu dosyaları cihazınıza indirebilecek ve saklayabileceksiniz.

Google Fotoğraflar uygulamasını düzenli olarak kullananlar için oldukça faydalı olabilecek olan bu özellik, uygulamanın son sürümünde yer alsa da henüz geniş ölçekte kullanıcılara sunulmuş değil. Yeni özelliğin önümüzdeki hafta dünyadaki birçok kullanıcı için yayınlanması bekleniyor.

Gerçekte Var Olmayan Dijital Giysiler

Screenshot_6

İnsanların gerçekte var olmayan 3B dijital giysiler satın aldığı “dijital moda” eğilimi, son yıllarda yükselişe geçti ve büyük bir pazar haline dönüşüyor.

Dijital moda, sadece sanal olarak mevcut olan 3B render’lı kıyafetleri kapsıyor. Moda endüstrisi dünyada en fazla kirlilik yaratan ikinci endüstri. Bu nedenle son yıllarda yavaş moda ve sürdürülebilir moda kavramları hayatımıza girdi. Reflect Studio ve Patagonia gibi B Corp sertifikalı markalar da etik birer moda markası olarak sektöre ışık tuttu. Tüketici bilinçlendikçe moda endüstrisinin adeta kriz yaşamaya başladığı bir dönemde dijital moda, sıfır atıkla şık görünmeyi sağlayan yeşil alternatif gibi görülmeye başladı.

Dijital moda tasarımları, dijital bir avatar üzerine giyilebiliyor veya bir kişinin görüntüsüne yerleştirilebiliyor. Gerçek dünyadaki bir giysinin sanal versiyonunun yapıldığı da oluyor ama bu çok nadir bir durum. Bu nadir durumlar dışında bu tasarımlar gerçek dünyada var olmayan tasarımlar.

Dijital moda kavramı aslında çok da yeni değil. Örneğin Bitmoji 2016 yılında, kullanıcılarının avatarlarını Zac Posen, Alexander McQueen, Calvin Klein ve diğer üst düzey moda markalarından giydirmesine imkanı sağlamak için lüks moda mağazası Bergdorf Goodman ile iş birliği yaptı. Böylece gerçek hayatta bu markaların tasarımlarını giyemeyen bir kullanıcı bile avatarını bunlarla giydirebildi. 2018’de, İskandinav perakende zinciri Carlings, Neo-Ex adlı ilk dijital giyim koleksiyonunu piyasaya sürerek bu eğilime katıldı. 19 parçalık bu koleksiyondaki parçalar düşük fiyatlı (11-33 dolar) olarak satışa çıkarıldı.

Mayıs 2019’a geldiğimizde ise dünyanın ilk dijital moda evi olarak kurulan Hollanda merkezli The Fabricant’ın ortaya çıkışı oldukça çarpıcı bir gelişme oldu. Fin animatör Kerry Murphy, moda tasarımı öğrencisi Amber Slooten’ın tamamen dijital olan mezuniyet portfolyosundan ilham alarak 2018 yılında atmıştı bu şirketin temellerini. Londra’daki bir pop-up mağaza, şu anda dijital modanın ticari potansiyellerini test etmek için müşterilerini dijital giysiler denemeye teşvik ediyor. Tüketici, kullanmadığı/eski bir giysisi karşılığında dijital bir giysi alabiliyor.

Dijital kıyafetleri ve marka profiline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.instagram.com/the_fab_ric_ant/?utm_source=ig_embed

Bilim İnsanları, ‘Bilgiyi Kafaya Yükleyecek’ Yeni Bir Yöntem Buldular

Screenshot_5

Bilim insanları, aktif öğrenme yöntemleri üzerine çalışmaya devam ederken, bir taraftanda daha kolay ve kısa yöntemlerle öğrenmenin yollarını araştırmaya devam ediyorlar. HRL Laboratuvarı’ndan araştırmacılar, beyne yeni bir şey öğretmenin bu şekilde farklı bir yolunu keşfettiler.

HRL Laboratuvarları, eğitimli bir pilotun gerçekçi bir uçak simülatörünü kullanmayı öğrenirken beynindeki elektrik sinyallerinin verilerini, başka bir deneğe aktarabildiklerini açıkladılar.

HRL Laboratuvarları’dan yapılan açıklamada, “Spesifik olarak hem bilişsel hem de motor performans sinerjisini gerektiren bir uçağı uçurmayı denedik. Bir şey öğrendiğinde beyin, fiziksel olarak değişiyor. Nöroplastiklik denilen bir süreçte bağlantılar kurulur ve güçlendirilir” denildi.

Gerçekleştirilen çalışmanın sonucunda, çalışmaya denek olarak katılan insanlar, bu çalışmaya katılmayan insanlara göre, uçak simülasyonunu yüzde 33 oranında daha kolay öğrendiler.

HRL Laboratuvarları’ndan geliştirilen bu yöntem, bir bilginin doğrudan öğrenilmesini değil, bilgilerin daha kolay öğrenilmesini sağlıyor. Yani hala bir şeyleri öğrenmek için çaba sarfetmeye devam edilmesi gerekiyor. Yine de bilginin beyinde oluşturduğu etki taklit edildiğinden, bilgiyi öğrenme süreci de ciddi şekilde kolaylaşmış oluyor. HRL Laboratuvarları’nın konuya dair çalışmaları devam ediyor.

Ünlü Markaları Karikatüre Dönüştüren Türk İllüstratörün Muhteşem Çalışmaları

Screenshot_4

Birbirinden güzel çizimleriyle ünlü markalara adeta hayat katan Türk illüstratörden gelen 20 harika çalışma, sanat ve yemek severlerin beğenisini kazandı.

Ülker adında bir Türk illüstratör, hepimizin severek yediği atıştırmalık ve yiyecek markaları için yaptığı çalışmalarla oldukça fazla beğeni kazandı. Kendine Lyra diye hitap edilmesini tercih eden Ülker, normal hayatında İstanbul’da çocuk ve yetişkin psikiyatri uzmanı olarak çalışıyor. İş saatlerinin hemen ardından da içindeki sanatçı ruhu ortaya çıkıyor.

Lyra, kendisini rahatlatan üç şeyin olduğundan bahsediyor; çizim yapmak, yemek yapmak ve yemek yemek. Sanat aşkıyla yaptığı çizimlerini oldukça zorlu olduğunu düşündüğü bir alanda değerlendirmek isteyen Lyra, karikatür çizimlerini gerçekleştirmenin ilk adımlarını atmaya başladı.

Screenshot_1

Screenshot_2

Screenshot_3

Screenshot_7

Screenshot_8

Çalışmaların tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.instagram.com/lyra_art/

PlayStation Plus Aralık Ayı Ücretsiz Oyunları

playstation

Sony’nin PlayStation kullanıcıları için hizmete sunduğu PS Plus, her ay abonelerine ücretsiz oyunlar vermeye devam ediyor. Şirketin, aralık ayında da kullanıcılarına sunacağı oyunlar belli oldu.

PlayStation’ın resmi web sitesinde paylaşılan blog yazısında Aralık ayında PS Plus kullanıcılarına sunulacak oyunların Titanfall 2 ve Monster Energy Supercross – The Official Video Game olduğu açıklandı.

Titanfall 2

Respawn Entertainment tarafından 2016 yılında piyasaya sürülen FPS oyunu Titanfall 2, senenin son ayında PS Plus kullanıcılarına ücretsiz olarak sunulacak. PlayStation 4 dışında PC ve Xbox One konsoluna da çıkan oyun, Metacritic’te eleştirmenlerden 89 puan, oyunculardan ise 8,4 puan almayı başarmıştı.

 

Monster Energy Supercross – The Official Video Game

2018 yılının başlarında Milestone tarafından geliştirilen ve yayınlanan oyun, PlayStation 4 haricinde Nintendo Switch, Xbox One, Android ve PC için de çıkarılmıştı. Steam’de orijinal fiyatı 61 TL olan Monster Energy Supercross’da Supercross Championship’in lisanslı motorları ve sürücüleri de yer alıyor.

Sürücüler ve motorlar üzerinde ayarlamalar yapabildiğiniz oyunda Track Editor ile kendi kreasyonlarınıza sahip olabilir ve diğer oyuncularla bunları paylaşabilirsiniz. Oyunun PlayStation 4 sürümü, Metacritic’te eleştirmenlerden 67, oyunculardan ise 6,8 puan almayı başardı.

Titanfall 2 ve Monster Energy Supercross – The Official Video Games, 3 Aralık ile 6 Ocak tarihleri arasında ücretsiz olarak indirilebilecek. Kasım ayında PS Plus abonelerine ücretsiz olarak sunulan Nioh ve Outlast 2’yi indirmediyseniz indirmek için halen zamanınız var.

Wikipedia’nın Kurucu Ortağından ‘Facebook’a Rakip’ Platform: WT:Social

wt social

Son birkaç senedir gündeme gelen veri skandalları, fake haberler, etkileşim kaygısı nedeniyle geri planda kalan içerikler ve sürekli tekrarlanan sosyal medya reklamları epeyce konuşuluyor. Buradan hareketle Wikipedia’nın kurucu otağı yeni bir sosyal ağı hayata geçirdiklerini duyurdu: WT

Yayınlanan açıklamaya göre WT haber odaklı bir ağ olacak, reklam almayacak, kullanıcı bağışlarıyla ayakta kalacak. Platforma üye olmak isteyenler önce bekleme listesine alınacak ve kendilerinden başka kullanıcıları davet etmeleri istenecek. Veyahut, kullanıcı olmak isteyenler ücretli üyelik seçeneğini tercih edebilecek.

WT:Social, ‘haber odaklı’ bir platform olduğunu ve üyelerin ‘yanıltıcı’ başlıkları değiştirebileceklerini ifade etti. Kullanıcılar kendi ağlarındaki üyelerin paylaştığı makaleleri görebilecek. Önce en üstte en yeni makale, daha sonra ilgi alanlarına göre ayarlanan algoritma ile altlara doğru diğer makaleler görülecek.

_109735843_97317b14-f0a3-4e1c-9527-4a2152307145

WT:Social’ın tanıtım mesajında şu ifadeler var:

“Kendi seçimlerinizi yapabilmenizi, kendi istediğiniz içerikleri tercih edebilmenizi, yanıltıcı başlıkları doğrudan değiştirebilmenizi veya paylaşımlardaki sorunları bildirmenizi sağlayacağız.”

Wikipedia’nın kurucu ortağı Jimmy Wales, Financial Times gazetesine verdiği mülakatta, büyük sosyal ağların tercih ettiği ‘reklamla yürütülen iş modellerinin’ sorunlu olduğunu söyledi. Wales bu modelle ‘en çok kazananın, en düşük kaliteli içerik sunanlar’ olduğunu belirtti.

Google Earth, Artık Kullanıcıların Kendi ‘Hikayelerini’ Oluşturmasına İzin Veriyor

Google-Earth

Google Earth, Voyager özelliğini genişleterek sunduğu yeni araçlarla kullanıcıların kendi hikayelerini yaratmalarına imkan sağlıyor. Oluşturulan turlar, diğer kullanıcılar tarafından da deneyimlenebiliyor.

Google, Earth’ü 2017’de güncelleyerek “Voyager” (Gezgin) adlı, dünyanın bazı bölgelerine rehberli turlar sunan bir bölüm eklemişti. Gezgin bölümü, özellikle öğrenciler ve araştırmacılar için kullanışlı olmayı hedefliyordu. Şirket artık bu özelliği genişleterek, kullanıcıların kendi kapsamlı hikayelerini ve sunumlarını oluşturmalarına olanak sağlıyor.

Kullanıcılar, sunulan yeni araçlarla Street View resimlerini, 3 boyutlu görüntüleri, metin slaytlarını, yer işaretleyicilerini vb. kullanarak bir hikaye ve sunum oluşturabiliyorlar. Bu sunumları izleyenler Google Earth’ün kapsamlı Dünya haritasında hikayeleri izleyerek yolculuk yapabiliyorlar.

Google haritalarda turlamayı sevenler, artık bunu daha kapsamlı sunumlar ve hikayelerle Earth’te gerçekleştirebilecekler. Google, yeni özelliğini duyurmasıyla birlikte kullanıcılar tarafından oluşturulmuş küçük bir galeri sergiledi ve İtalya’da Rönesans mimarisi turu, Walk Two Moons romanının yeniden canlandırması gibi ilgi çekici içerikler sunuyor.

Google earth hikaye

Haritalar artık daha çok bir sosyal ağa dönüşüyor. Daha evvel, kullanıcıların Haritalar’da belirli şehirlerde Yerel Kılavuzları takip etmelerine izin verileceği açıklanmıştı. Derinlemesine incelemeler yazan ve fotoğraflar gönderen kullanıcılar, bu sayede ziyaretçilerine, topluluklarına eksiksiz sunumlar sağlayabiliyorlar.